E-Dergi Oku 

Volvo Marin Grubu Satış Müdürü Mustafa Kemal Yaşar: "Daha Çevreci Motorlar Geliştirmek için Çalışıyoruz"

Volvo Marin Grubu Satış Müdürü Mustafa Kemal Yaşar: "Daha Çevreci Motorlar 	Geliştirmek için Çalışıyoruz"

23 Aralık 2013 | SÖYLEŞİ
41. Sayı (Kasım-Aralık 2013)

Volvo'nun genel stratejisinin daha çevreci motorlar geliştirmek yönünde olduğunu söyleyen Volvo Marin Grubu Satış Müdürü Mustafa Kemal Yaşar, "Şu anda hem Avrupa'nın hem Amerika'nın belirlediği karbon salımı standartlarının önünde gidiyoruz" diyor...
Volvo'nun genel stratejisinin daha çevreci motorlar geliştirmek yönünde olduğunu söyleyen Volvo Marin Grubu Satış Müdürü Mustafa Kemal Yaşar, "Şu anda hem Avrupa'nın hem Amerika'nın belirlediği karbon salımı standartlarının önünde gidiyoruz" diyor...



Volvo, İsveç merkezli bir grup şirketi. Grup bünyesinde Volvo Kamyon, Volvo İş Makinası, Volvo Penta, Volvo Otobüs, Volvo Finans gibi grup şirketleri bulunuyor. Volvo Group Türkiye’de ise Volvo Kamyon ve Volvo Penta grupları yer alıyor.
Volvo Penta’nın altında, tamamen yatlara ve özel kullanım teknelere motor veren bir bölüm olarak Marine Leisure bölümü ve ticari amaçlı kullanılacak tekneler için ağır devirli ve yüksek çalışma saatlerine uygun marin motorların satışından sorumlu Marine Commercial bölümü yer alıyor. Marine Commercial bölümünde ayrıca 77 kw’tan 750 kw’a kadar marin jeneratörlerinin de satışı yapılıyor. Endüstriyel Motor grubu ise jeneratör, tarım, madencilik, beton pompaları gibi birçok farklı sektörden üreticilere Volvo Penta Motor tedariğinde bulunuyor.
Tüm Volvo Grubu içinde deniz motorlarının payının yüzde 5-10 arasında olduğunu söyleyen Volvo Marin Grubu Satış Müdürü Mustafa Kemal Yaşar, “Volvo Penta grubunu baz alırsak yarısından fazlası marin grubuna hitap ediyor. Türkiye’de ise durum biraz daha farklı. Türkiye’de marin grubunun aldığı pay yüzde 20-30 civarı. Kalan yüzde 70-80’i endüstriyel motorlar oluşturuyor” diyor.
Gezi tekneleri ve yatlar için 13 beygirden 900 beygir gücüne kadar inboard Aquamatic ve IPS ürünler sunduklarını belirten Mustafa Kemal Yaşar, “Aquamatic motorlar daha çok kuyruklu diye tabir edilen performans tekneleri için kullanılıyor. İçten takma motorlarımız ise 2-3 metrelerden 20-30 metrelere kadar yatlarda kullanılıyor. Marine Commercial grubunda ise 160 beygirden 750 beygire kadar düşük devirli ticari motorlarımız bulunuyor” şeklinde konuşuyor.
İçten takma motorları makine, şanzıman, şaft, elektrik aksamları ve kontrol üniteleri dahil sistem olarak verdiklerini ifade eden Yaşar, “Aquamatic motorlarda da makine, kuyruk, pervane, gaz kolu, dümen hepsi dahil sistemler sunuyoruz. Ürün gruplarımız arasında önemli bir yer tutan IPS’i ise tamamen bir sevk sistemi paketi olarak veriyoruz. Müşteri bizim dışımızda neredeyse hiçbir şey almıyor. Sunduğumuz paket sistemle gaz kolundan pervaneye, göstergelerden IPS drive’a, egzos ve soğutma devresine kadar tam bir paket sunuyoruz. Ayrıca üreticiler montaj ve ilk yatırım masraflarından ciddi ölçüde yarar sağlıyor. Tekne kullanıcıları ise yüksek manevra kabiliyetli ve yüksek performanslı teknelerde yakıt tasarrufu sağlayabiliyor” diyor.
Volvo’nun deniz motorlarında Türkiye’deki pazar payı ile ilgili de bilgi veren Yaşar, “Birkaç sene öncesine kadar elimizde bununla ilgili uluslararası kuruluşlardan gelen bilgiler oluyordu. Ancak bu bilgiler artık paylaşılmıyor. Dolayısıyla son bilgilerle şimdiki iş hacmini baz alarak bir tahmin yaparsak, kendi motor grubumuzda yüzde 25-30 arası bir pazar payımız olduğunu söyleyebiliriz” ifadelerini kullanıyor.



Deniz motorlarında sürekli yeni sistemler geliştiriliyor
Volvo’nun diğer alanlarda olduğu gibi deniz motorlarında da sürekli yeni sistemler ve  teknolojiler geliştirdiğini sözlerine ekleyen Mustafa Kemal Yaşar, şöyle devam ediyor: “Ürün gamımıza bazı yeni motorlar eklendi. Örneğin D11 grubu yenilendi. Daha önce 675 beygir ve 700 beygir olarak verdiğimiz grubu artık 625 beygir, 675 beygir ve 725 beygir olarak veriyoruz. Motorların verdikleri güce karşılık ağırlık ve sessizlik konusunda çok avantajlı durumdalar.”
“Aynı motor grubunda verdiğimiz IPS ürünlerde de normalde IPS 800 ve IPS 900 olmak üzere iki modelimiz vardı. Şimdi bu modeller IPS 650, IPS 800 ve IPS 950 olarak üçe çıkarıldı. Özellikle IPS 2 modelimizde IPS 800 ve 950 grubunun gücü ve performansı yükseldi.”

IPS Driving’le tekneyi bir joystick’le kullanabiliyorsunuz
“Volvo kullanıcıları bilir: EVC (Electronic Vessel Control) dediğimiz, tüm sistemin elektronik kontrolünü sağlayan bir özelliğimiz vardır. EVC sisteminin sürekli yeni versiyonları geliştiriliyor. Şu anda EVC E2 dediğimiz bir jenerasyona geçiyoruz. Bu yeni elektronik yazılımlarla, verdiğimiz ürünlerde daha fazla özellik sunmaya başladık. Örneğin IPS’te verdiğimiz ve tekne yanaşırken kullanılan bir joystick sistemimize ek olarak aynı joystick’le tekneyi doğrudan kumanda edilebilen IPS Driving özelliğini IPS ve Aquamatic motorlarla verme başladık.”
“Gene 2013 yılıyla birlikte Volvo Penta Autopilot satışımız da başladı. Volvo Penta ismi altında, tamamen EVC sistemle entegre çalışan, herhangi bir arayüze ihtiyaç duymadan otopilot sistemi uygulanabiliyor. Ayrıca Joystick Driving özelliği ile eş çalışabilen otopilot sayesinde sürüş keyfini daha da artırmaya çalışıyoruz.”

Glass Cockpit sayesinde motorlar ekrandan kontrol edilebilecek
“Bunun dışında, yakın zamanda Garmin’le yaptığımız bir anlaşma sonucu, Garmin ekranlarını kendi ürünlerimize adapte edip pazarlamaya başlıyoruz. Bu projeye Glass Cockpit diyoruz. Glass Cockpit’te 8 inçten 19 inçe kadar ekranları motorlarla beraber üreticiye verebiliyoruz. Garmin’in hali hazırdaki ekranlarının özelliklerine ek olarak bazı ek yazılım ve özellikler getiriyor. Örneğin, motorla ilgili özellikleri, foksiyonları ekranlardan seçip çalıştırabiliyor veya devre dışı bırakabiliyorsunuz. Tamamen Volvo EVC sistemine entegre çalışıyor.”



Hem Avrupa’nın hem Amerika’nın karbon salımı standartlarının önündeyiz 
“Volvo’nun hem marin’de hem diğer sektörlerde genel stratejisi daha çevreci motorlar geliştirmek yönünde. Şu anda karbon salımı olarak hem Avrupa’nın hem Amerika’nın belirlediği standartların önünde gidiyoruz. Dizel motorlarda zaten çok ciddi bir karbon salımı düşüşü var. IPS ürünümüzde karbon salımı daha da düşüyor. Keza, benzinli motorda da hem karbon salımında hem de yakıt tasarrufunda çok ciddi yol aldık.”

Bayi yapılanmamız, daha çok servis hizmeti vermeye yönelik
“Motor satışında, belirli gruplar dışındaki tüm motor satışlarını doğrudan biz yapıyoruz. Bayi yapılanmamız daha çok servis hizmetlerine yönelik. Tamamen sorun çözmeye ve teknik servis hizmeti vermeye dayalı bir servis ağımız var. Türkiye genelinde 30’u aşkın bayimiz var. D1 ve D2 motor gruplarında bayilerimiz stok tutuyorlar ve satışını yapıyorlar.”

Yedek parçada yüzde 90 bulunabilirlik oranımız var
“Hem bayilerimiz hem de biz yedek parça konusunda stok bulunduruyoruz. Yedek parça konusunda yüzde 90 oranında bulunabilirlik oranımız var. Bunun dışında kalan talepler olduğunda da özel anlaşmalı nakliye firmalarıyla yedek parçaları çok kısa sürede getirebiliyoruz.”
“Servis hizmetlerimizi bayilerimiz karşılıyor. Biz de her konuda kendilerine destek oluyoruz. Kendi bünyemizde de bir teknik servis ekibimiz bulunuyor. Bu ekip, hem bayilerimize genel eğitimleri veriyor, hem de bayilerimize her daim teknik destekte bulunuyorlar.”
“Bayilerimize yönelik eğitimlerimiz sürekli devam ediyor. Çünkü sürekli yeni sistemler ve teknolojiler geliştiriliyor. Bayilerimizin de bu konulara hakim olması adına eğitimlerimizi düzenli olarak sürdürüyoruz. Özellikle yaz sezonu bittikten sonra yaklaşık 2-3 ay boyunca belirli eğitim programlarımız var.”




Denizde artık optimum hız aranıyor
“Deniz motorlarında genel olarak verimlilik ve çevrecilik ön planda. Belki eskiden performans daha ön plandaydı, daha hızlı tekneler, daha büyük beygir güçleri isteniyordu. Ama artık bunlar değişiyor. Artık yüksek hızdan ziyade optimum hız aranıyor. Daha sessiz ve daha rahat kullanılan, konforlu seyir sunabilecek tekneler isteniyor.”

Satıcı değil, partneriz
“Biz marin sektöründe satıcı olarak değil üreticilerle tam bir partner olarak çalışıyoruz. Yat inşa sektörü olduğu sürece bizim de var olacağımızı biliyoruz. Birçok konuda müşterilerimizle birlikte çalışıyoruz. Sektörü olumsuz etkileyen birçok faktör var ama tüm bunlara rağmen bizim üreticilerimiz hala ayakta ve faaliyete devam ediyorlar. Oldukça yüksek kalitede tekneler üretiyoruz.”
“Türkiye’deki tekne üretiminin tekrar iyi hale gelebilmesi için daha fazla ihracata yönelmemiz lazım. Tabi bunun için de Amerika ve Avrupa’daki ekonominin yeniden toparlanması gerekli.”
 

İlginizi çekebilir...

Gemiyap A.Ş. Marine Center Ortağı, Operasyon Müdür Yardımcısı: Yunus Daniel Biren

Gemiyap A.Ş. Denizde Emniyet Ürünleri Konusunda Piyasanın İhtiyaçlarını Üst Düzeyde Karşılamaktadır...
26 Nisan 2022

Kolayına Rüzgarla Motorsuz, Açık Güverte, Yelkenli Bir Kanoyla Kuzeye Yükseliş Seyahati

"Yıllar içinde yaptığım seyahatler sonucunda deniz beni kendi içine çekti, bırakmıyor. Sonunda kendimi okyanus geçişine hazırlanır halde buldum"...
31 Mart 2020

Gürtaş Ürettiği Pervanelere Sıfır Vibrasyon Garantisi Veriyor

Gürtaş Pervane Yönetim Kurulu Başkanı Günay Öztürk, sanayinin farklı dallarında imalat ve ihracat yapmış, patentli ürünleri olan yaratıcı bir sanayici...
21 Şubat 2019

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • BAU Teknolojileri Dergisi
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2022 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.