E-Dergi Oku 

Engelsiz Deniz Aracı

Engelsiz Deniz Aracı

16 Nisan 2012 | YAPIMCI
31. Sayı (Mart-Nisan 2012)

Engelsiz Deniz Aracı, Türkiye’de yapılan en “özel” yat projesi. Engelleri kaldırmak üzere yola çıkılan tekne, tekerlekli sandalyeli bir kişinin en başından en kıçına, en üst katından en alt güvertesine kadar her yere çok rahat bir şekilde ulaşabileceği şekilde dizayn edildi…
Engelsiz Deniz Aracı, Türkiye’de yapılan en “özel” yat projesi. Engelleri kaldırmak üzere yola çıkılan tekne, tekerlekli sandalyeli bir kişinin en başından en kıçına, en üst katından en alt güvertesine kadar her yere çok rahat bir şekilde ulaşabileceği şekilde dizayn edildi…
Ankaralı işadamı Tunç Tonger’in isteğiyle başlatılan “Engelsiz Deniz Aracı Projesi”, engelli insanların da deniz yaşamında var olabilmelerini sağlamak hedefiyle yola çıkan bir proje.  Exterior ve interior dizaynı Montana Yat Design Tasarım Ofisi tarafından yapılan projenin yapımı Ustaoğlu Tersanesi’nde devam ediyor.

Yapımı 2011 yılı Mart ayında başlayan tekne, mayıs ayında testleri yapılmak üzere denize indirilecek. Tam boyu 19 metre, tam eni ise 5,5 metre olan tekne stil olarak trawler yata benzeyen delüks bir motoryat. Teknenin alt gövde ve üst binası tamamen çelikten yapılmış.

Türk Loydu klaslı olarak üretilen teknede 1 VIP kabini, 2 tane misafir kabini ve 2 tane de mürettebat kabini var. Tekne, 4 ton yakın kapasitesi, 4 ton temiz su kapasitesi ve 2,5 ton gri ve siyah su kapasitesine sahip. Teknede 2 tane 220 Hp’lik ana makine, bir tane 16 kw’lık Onan jeneratör var.

Engelsiz Deniz Aracı Projesi ile ilgili bilgi aldığımız, projenin tasarımcısı Hacı Mehmet Hekim, “Bu projeye, Ankaralı çok değerli bir engelli işadamımız, ağabeyimiz olan Tunç Tonger’in isteğiyle başladık. Kendisi, bu proje hakkında araştırmalar yaparken benimle irtibata geçti ve kendisi gibi engelli insanların, engelli olmayan insanlar gibi deniz yaşamında var olabilmelerini sağlayacak bir proje ortaya çıkartmayı istediğini aktardı. Biz de projeyi özel bir proje olarak algıladığımız için özveriyle, çok büyük bir samimiyetle kabul ettik. Projenin dizayn aşamasında da sürekli birlikte çalışarak teknenin tasarımını tamamladık. Sonrasında da Ustaoğlu Tersanesi’nde teknenin inşaasına başladık.” diyor.

Teknenin exterior ve interior dizaynının tamamen Montana Yat Design Tasarım Ofisi’ne ait olduğunu hatırlatan Hacı Mehmet Hekim, “Tasarım direktörlüğünü en başından beri ben yönetiyorum. Engelli insanlarımıza yönelik altyapı sistemleriyle ilgili detaylar da teknemizin sahibi ve yine kendi tasarım ofisimiz tarafından yürütülüyor. Mühendislik çalışmalarını, teknenin yapıldığı Ustaoğlu Tersanesi’nin mühendislik ekibiyle birlikte yürütüyoruz. Projede görev alan herkes inanılmaz bir hassasiyet, inanılmaz bir özveriyle yaklaşıyor.” şeklinde konuşuyor.
Teknede engelli insanlar seyahat edeceği için hızın fazla olmasının dezavantaj olduğunu söyleyen Hekim, “Bizim teknemiz olabildiğince torklu ama daha ağır devirli, yavaş ama stabil gidebilen bir tekne olmalı. Bizim düşündüğümüz maksimum hız 7-8 mil olacak.” ifadelerini kullanıyor.

Türk Loydu klaslı olarak üretilen teknenin, klas kuruluşlarına da örnek teşkil edecek bir proje olduğunu belirten Hacı Mehmet Hekim, şöyle devam ediyor: “Bizim projemizde yapılması gereken, olmazsa olmaz sistem detayları, hiçbir klas kuruluşunda yok. Çünkü hiçbir klas kuruluşunda engelli insanlara yönelik altyapısı olan bir deniz aracı kuralı yok. Dolayısıyla biz bu projeyi ortaya çıkartırken, uluslararası alanda hizmet veren klas kuruluşlarına da bir kural listesi vermiş olduk. Yani bittiğinde klas kuruluşlarının bir engelli standardı koymalarını sağlayacağız.”

Bu projede engelli bir insanın yapamayacağı şey yok
“Toplumumuzda şöyle bir kanı var: ‘Bu insanlar engelli, bunu da yapmayıversin.’ Biz bu anlayışı yıkmak istedik aslında. Bizim projemizde böyle bir anlayış yok. Bizim projemizde engelli bir insanın denizde, tekne içinde yapamayacağı hiçbir şey, ulaşamayacağı hiçbir yer yok. Teknemiz, tekerlekli sandalyeli bir kişinin teknenin en başından en kıçına, en üst katından en alt güvertesine kadar her yere çok rahat bir şekilde ulaşabileceği şekilde dizayn edildi.”

Kapılar tekerlekli sandalyeyle geçilebilecek ölçülerde
“Teknemizde tekerlekli sandalyedeki bir insanı iskeleden alıp tekne güvertesine çıkartan, istediğinde suyun bir metre altına sokup, tekneden 4 metre uzaklaştırıp denize bırakabilen hidrolik sistemler var. Teknenin en alt güvertesinden en üst güvertesine kadar ulaşabilen asansör sistemlerimiz var. Tüm kabin ve ana kapılar da tamamen tekerlekli sandalyeyle geçilebilecek ölçülerde tasarlandı. Normalde 30 metrelik teknelerde bile kapı genişlikleri 60-65 cm iken bizim kapı genişliklerimiz 90 cm’den aşağı değil.”

Her yerde engelliler için tasarlanmış ürünler kullanıldı
“Teknede yer alan yatakların hepsi, 5 hareketli hastane yatağı. Tuvaletlerde de yine lavabolardan klozetlere kadar engelli insanlar için tasarlanmış ürünler kullanıldı. Koltuklarımız yine engelli insanlarımızın kendisini tekerlekli sandalyeden koltuğa ya da koltuktan tekerlekli sandalyeye sevk edebilmesi için belirli hidrolik sistemlerin entegre edildiği koltuklar. Teknede çok fazla otomasyon var ancak elektronik aksamlarda arıza yaşanma ihtimaline karşılık hepsinin manueli de uygulandı.”

“Tabi bu ürünlerin bir standart üretimi yok. Zaten bizim projemizin en zor kısmı buydu. Projeye başlarken çözülmemiş sistem detayları, çözülmemiş altyapı problemlerini çözmek üzere yola çıktık. Örnek alabileceğimiz hiçbir tekne de yoktu.”

Alternatif enerji üretiminden de faydalanıldı
“Güvenlik sistemine de ayrıca titizlik gösterdik. Döşemeler, zemin kaplamaları ve duvar kaplamaları Lloyds onaylı alev almaz malzemelerden seçildi. Tavan, zemin, duvar ve mobilyalarda ameliyathanelerde kullanılan antibakteriyel özellikli kaplama malzemeleri kullanıldı. Ayrıca kamaralarda, banyolarda alarm butonları, yangın söndürme sistemi, teknenin tahliyesi için manuel asansör sistemi gibi pek çok sistem ve ekipman bulunuyor. Teknemizde alternatif enerji üretiminden de faydalandık, teknemizin fly bridge üst örtüsü, komple güneş paneli ile kapandı ve ilave olarak rüzgar tribünü var.”
“Biz bu tekneyi dizayn ederken üretime başladık, üretime başladıktan sonra daha büyük ölçekli bir başkasının dizaynına başladık. Ben inanıyorum ki, insanlar sosyal içerikli bu projeyi gördüğünde, projenin tüm detaylarını incelediğinde buna benzer projeler dünya denizlerinde ortaya çıkacaktır.”

Bu tekneden maddi imkanı olmayan engelliler de yararlanacak
“Bu proje sosyal sorumluluk yönü ağır basan bir proje. Tabi ki bu teknenin bir sahibi var. Ama tekne denize indikten sonra, tekne sahibi sezonun bir kısmında kullanacaksa, bir kısmında da başarılı engelli insanlarımız, sporcularımız ya da maddi imkanı olmayan engelli insanlarımız kullanma fırsatı bulacak. Yani zengin bir işadamının tamamen kendi keyfine göre yapmış olduğu bir proje değil bu.”

Tüm dünyanın dikkatini bu tip teknelere çekmeyi hedefliyoruz
“Projemiz sonuç bağlamında, modernleşmeyle farklarına varılan engelli insanlarımıza ait, deniz yaşamı ile alakalı tüm ihtiyaçları ortaya çıkarmak, onlardan beslenerek sosyal sorumluluk içerikli tasarım ve üretimler gerçekleştirmek ve yeni nesil tasarımcı kuşağın dikkatini kendi insanlarımıza ait olan bu eksikliklere odaklamak amacıyla ‘engelsiz’ deniz araçlarının var olabilmelerini; içinde bulunduğumuz yüzyılda, biz yeni nesil Türk tasarımcıları tarafından yapılan çalışmalar vasıtasıyla sürdürülebilmelerini ve tüm dünyanın dikkatini bu tip teknelere çekmeyi hedefleyen bir faaliyettir.”

Kamil Ustamehmetoğlu:
“Bu Projeyi Ortaya Çıkarmak, Projeden Para Kazanmaktan Çok Daha Önemliydi”


“Bu proje, çok özel bir proje. Projede özellikle donatım malzemeleri bulmak zor oldu. Çünkü bu projede normal koltuklar, yataklar, klozetler kullanamazdık. Ama sektörden arkadaşlarımız çok yardımcı oldu. Başta Jotun Boya olmak üzere, Çarkçı Denizcilik’ten Sn. Bahattin Çarkçı ve Kaya Orman Ürünleri’nden Sn. Uğur Kap’a buradan teşekkür ediyorum. Bu firmalar projemize ciddi anlamda destek verdiler, kendi projeleri gibi sahiplendiler. Bu projeyi ilk yapmış olmak benim için çok heyecan verici. Proje için bir araya gelen insanlar içinde, öncelikle parayı düşünen kimse yok. Herkes bu projenin içinde olmak için geldi. Bu projeyi ortaya çıkarmak bu projeden para kazanmaktan çok daha önemliydi herkes için. Bu yemekte herkesin tuzu var.”

 

R E K L A M

İlginizi çekebilir...

Sirena Marine, Yeni Modeli Sirena 48 Hibrit

Sirena Marine, sürdürülebilirlik adına yeni bir başlangıcı temsil eden Sirena 48 Hibrit modelini tanıttı. Çift 213kW elektrikli motorları ve entegre g...
13 Şubat 2024

Dünya Sadece Küçüldü: Numarine 45XP

Heyecan verici ve devrim niteliğindeki yeni keşif yatlar serisinde amiral gemisi modeliyle tanışın....
26 Nisan 2022

Kraken 50

Kraken 50, temel güvenlik değerlerimizi temsil eder, konfor ve lüks içinde yaşayın....
26 Nisan 2022

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2024 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.