Boat Builder Türkiye 3. Sayı (Mayıs-Haziran 2007)

TEKNİK Ahmet A. Esmen Yüksek Elektrik Mühendisi Bir te/meye yıldırım isabet etmesi ltaliııcle, telmenin ve içindehilerin ne olacağını önceden hesaplamalı, hestinneh tamamen iınlwnsız. Hasar, bütün elehtrihli cihazların tamir edilemeyecelı şehilde yamp lwvrulması ile sınırlı luılabileceği gibi yılclırıın, malzeme ne olursa olsun telmeyi delip, batmasına yol açabilir. Hepimizin bildiği gibi, denizde yıldırım isabeti, can ve mal güvenliği açısından büyük bir tehlike oluşturur. Bir tekneye yıldırım düşmesi, bizim iklim kuşağımızda çok sık görülen bir olay olmamakla birlikte bu olasılık, tedbir almayı gerektirecek kadar yüksektir. Savaşmadan önce düşmanı tanımak, en doğru taktik yaklaşımdır. ilk önce yıldırımın ne olduğunu, nasıl oluştuğunu incelemekle işe başlayalım. Yıldırım fışkırır Genel kanı, yıldırımın gökyüzünden yere doğru "düştüğü" yönündedir. Zaten konuşma dilinde de "Yılclınm düştü" denir. Aslında, akım, yerden buluta akar. Yani yıldırım "fışkırır". Akımın yönü, ne olayı, ne de alınacak önlemleri değiştirmez. Bumm için, zihinleri bulandırmamak amacıyla, yukarıda, altşılagelmiş kavramlar gözönüncle tutularak olay anlatılmaya çalışılmıştır. Yıldırım, bildiğimiz gibi, elektriksel bir olaydır. Karanlık bir odada, kuru bir havada, ayaklarımızı halıya sürte sürte biraz yürüyüp, sonra ela parmağımızı su veya kalorifer borusuna doğru uzattığımızda, parmağımız ile boru arasında bir şerare oluştuğunu, ve hafiften çarpılclığımızı, çocukluğumuzu düşünürsek çoğumuz yaşamışızdır. Yıldırım olayı ela bu küçük deneyin, milyonlarca kez daha güçlüsüdür. Sürtünme, vücudumuzu statik elektrik ile yükler, parmağımızı uzatınca ela bu elektrik şarjı, toprak potansiyelinde olan boruya atlayarak boşalmış olur. Yıldırım ve şimşek ise, fırtınalı havalarda hızla hareket eden, su damlacıkları, toz partikülleri ile yüklü bulutların içindeki her düzey ve boyutta parçacıkların sürtüşmesiyle statik elektrik yüklenmesi ile ortaya çıkar. Şarj yüklü bulutlar, farklı potansiyelde başka bulutlar ile karşılaştıklarında, aralarındaki potansiyel farkından dolayı, bir buluttan diğerine şerare atlar, bulutların elektrik yükleri eşitlenir. Biz buna "şimşek çaktı" deriz. Elektrik yüklü bulut, yükünü başka bir buluta değil de yeryüzüne boşaltırsa, şerare bulut ile yer arasında, veya yerdeki bir cisim arasında (kule, direk, ağaç, bina, insan v.s.) oluşursa, buna ela yıldırım denir. Elektrik akımı, iletkenlerin yüzeyinden daha yoğun olarak akar. Frekans yükseldikçe bu yoğunluk farkı artar. Ayııı şekilde, statik elektrik şarjları ela, cisimlerin sivri uçlarında daha fazla yoğunlaşır. Bu sebepten yoğunluğun fazlalığı yerdeki sivri bir cisme yıldırım düşmesi olasılığı, düz bir alana düşmesi olasılığına göre binlerce kez yüksektir. Elektrikli, fırtınalı havalarda ağaç altına sığınmanm tehlikesi budur. Deniz ise, karalara göre çok daha düz bir yüzey olcluğımclan, bu yüzeyin üzerindeki bir yelkenli direği., hatta bir sandalın içinde ayakta duran bir insan bile; göreceli olarak, karada daha sık rastlanan sivrilikler ile kıyaslandığında çok daha büyük bir risk oluşturur. Yıldırım teknede öngürülemez hasarlara yol açar Yıldırım olayı, genelde saniyenin çok küçük bir kısmında olup bitmesine rağmen, inanılmayacak boyutta (Megawatt düzelloaı Bııildeı· Tiiı·kiye MAYIS·HA:t,IRAN'07/ SAY!03 yinele) bir gücü ve enerjiyi ortaya çıkarır. Zamanm kısalığını hesaba almazsak, kendi halinde bir elektrik üretim santrali ile bile kıyaslanabilir. Bu kadar yüksek bir eneıji birikimi ve potansiyel farkında, normal hayatta yalıtkan olarak bildiğimiz bir çok cisim, iletken oluverir. Hele tuzlu deniz atmosferi, bize bu konuda hiç de yardımcı olmaz. Sonuç olarak, bir tekneye yıldırım isabet etmesi halinde, teknenin ve içindekilerin ne olacağını önceden hesaplamak, kestirmek tamamen imkansızdır. Hasar, bütün elektrikli cihazların tamir edilemeyecek şekilde yanıp kavrulması ile sınırlı kalabileceği gibi, yıldırım, malzeme ne olursa olsun, tekneyi delip batmasına bile yol açabilir. Bu gerçeklerin ışığmda, yapılabilecek tek şey, önceden alacağımız tedbirler sayesinde yıldırım oluşmasını kısmen engellemek, inceleyeceğimiz gelişmeler sonunda da oluşmasını engelleyemesek bile, yıldırıma "yol göstererek" en az hasarla olayı atlatmak. Şimdi gelelim alabileceğimiz yapısal tedbirlere. Yelkenlilere paratoner kurmak çok oasittir ilk alınacak tedbir, tıpkı karada uygulandığı gibi, eskilerin "siperi saika" eledikleri bir paratoner tertibatı yapmaktır. Yelkenli bir teknede, bu iş zannedildiğinden çok basittir. Uygulama şekline geçmeden önce, paratonerin çalışma prensibine göz gezdirelim. Basit bir paratoner, korunacak alanın en yüksek noktasına sağlamca tespit edilmiş ucu sivri bir iletken çubuk ve

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=