Boat Builder Türkiye 3. Sayı (Mayıs-Haziran 2007)

YAPIMCI Saç tekne imalatına nasıl geçtiniz.? Tekneler çok büyüdü. Ben 35 - 40 metre tekneyi ahşaptan yapmak istemiyorum, çok sorun çıkıyor. Bu boydaki deplasman teknelerinde sac yapmak dışında başka çare yok. Dünyanın en pahalı tekneleri, üst yapı alüminyum olarak sacdan yapılıyor. Fırtınada sac tekneye bir şey olmaz; ahşap tekne ile biraz ürkebilirsiniz. Alüminyumdan büyük tekne yapmak ise fantezi gibi, çünkü alüminyum stabil bir malzeme değil. Ayrıca sac birinci ve ikinci el pazarda kendine daha fazla müşteri buluyor, daha çok tutuluyor. Bugün yapılan ahşap teknelerin sac tekneler kadar geniş bir pazarı ve müşteri portföyü yok. Saç teknelerin klaslanması daha sorunsuz oluyor. Ahşapta çok zor olan yangın emniyeti sacta kolay sağlanıyor. Sonuç olarak bütün bunları üst üste koydugunuzda sacın büyük teknelerde daha sağlam, güvenli ve pazarının daha geniş olması, saca yönelmemizde etkili oldu. Artık saca, fibere ve kompozite geçilmesi lazım. Birkaç sene sonra klas şirketleri ağaç teknelere klas vermeyebilirler. Bizim yılda 5-10 ahşap tekne yaparak endüstri haline gelmemiz mümkün değil. Okullar gemi mühendisi yetiştiriyor ancak yat ve tekne imalatına yönelik lisans ve master düzeylerinde eğitim verilmiyor Yat ve yatçılık zengin işi bir uğraş olarak görüldüğü için üniversiteler kategorik olarak bu alanı red ediyor, öğretmiyorlar. ltalya'nın yılda 6-7 milyar dolar kazandığı böyle bir endüstri, Türkiye gibi sahilleıi olan bir ülkede çok daha fazla gelişebilirdi. Bizim tersanelerimize bakın, içmeler bölgesindeki gibi derme çatmadır. Bugün var, belki yarın yok. Halbuki Türkiye'de işçi çok kaliteli ve özverili iş yapar ve bu bizim için büyük bir avantaj. Yunan işçisinin sürekli grevde oldugunu görüyoruz. Tasarım bölümünüzde kaç kişi çalışıyor? İmalatta "olmazsa olmaz" ilkeleriniz nelerdir? Yüksek Gemi lnşaa Mühendisi Yavuz Mete ağabeyimiz ile ben aynı zamanda Bodrum'a gelip, yerleştik. Yavuz Bey çok titiz ve dikkatlidir; kaliteden asla taviz vermez. "Burasına şunu koyalım daha hesaplı" deseniz kalemi atar, kalkıp masadan gider. Tasarım bölümümüzde Yavuz ağabeyin başkanlığında 4 mühendis ve 2 iç mimarımız var. "Olmazsa olmazlarımız" ; ucuz olsun diye uydurma iş yapmayız. Nereye, ne kadar, ne kullanılması gerekiyorsa onu kullanırız. Büyük riskler alıp tehlikeli işler yapmayız. Yapabileceğimiz kadar iş alıp, zamanında teslim etmeye çalışırız. Sağlam iş yaparız. Çekek alanınızda ne tür hizmetler veriyorsunuz? imalatın haricinde bakım onarım işleri yapıyoruz. Bu yıl 4-5 yabancı teknenin bakım ve onarımını yapnk.150 civarında maaşlı elemanız var. Yetişemediğimiz yerlerde boya işlerini taşeronlara veriyoruz. lmalatın haricinde çekek alanına 25-30 tekne alabiliyoruz. Charter'de kullandığımız teknelerimiz ile eşimizin dostumuzun teknelerini burada tutuyoruz. Bakım, onarımla ilgili olarak öncelikle teknenin genel sörveyini yapıp, fiyat veriyoruz. Sözleşmesini yapıp, tekneyi karaya çekip bakımını yapıyoruz. Her tekne yangın dahil, sigortalıdır. Teknenin kendi sigortası yoksa zaten çekmiyoruz .Tersane ve çekek sahamızın giriş ve çıkışlarını bir sistem dahilinde kontrol altında tutuyoruz. Yat ve tekne imalatında Türkiye'nin artılarını, eksilerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye son yıllarda teknoloji ve kalite olarak Avrupa standartlarını yakalamış durumda. Ancak imalat boyutları küçük, sermaye, teminat ve altyapı sorunları var. Cranchi yılda 1.200 tekne üretir. Bugün 1.200 motor yat üreten bir firma ile Türkiye'deki bir firmanın rekabet etmesi çok zor. Dünyada büyük tekne üretimi için yer azaldı, her yer dolu. Bu bizim için bir 14 • Boat Buildeı· Tüı·kiye MAYIS·HAZIRAN'07/ SAYI03 avantaj olabilir ancak büyük teknenin müşterisi Türkiye'de yok denecek kadar az. Bu müşteriler ltalya, Fransa, Yunanistan ve Hollanda gibi ülkelere yöneldi. Türkiye'nin yüzünü Doğu'ya dönmesi , Türk kanun ve hukuk sisteminin düzgün işlemeyişi bizi pazarlardan uzaklaştırıyor. Bu nedenle avantajlarımızı kullanamıyoruz. Ayrıca Tuzla tersane bölgesindeki yapılanmanın Türkiye'de birden fazla bölgede uygulanması gerekir. Antalya ve Bodrum'da bu doğrultuda ilerleme söz konusu ... Bodrum'da oluşturulacak bir organize yat üretim bölgesi , Türk yat imalat sektörüne çok ciddi bir ivme kazandıracaktır. Günümüz teknolojisini yakalamış geleneksel Türk teknelerinin dünya pazarında çok ilgi çekeceğini düşünüyorum. Bodrum'da çok güzel guletler yapılıyor. Ancak üretim hala küçük atölyelerde yapılıyor. Anahtar teslim tekne yapan büyük tersane sayısı 2 elin parmaklarını geçmez. Halbuki Bodrum'da çok iyi ustalar var. .. Son derece kaliteli işler yapılıyor. Bütün bu insanlara fırsat vermek lazım .. Bayrak konusu ve çok ağır olan vergiler de sanınm önümüzü tıkıyor 10 yıl Yat lşletmecileri Demeği'nin Başkanlığını yaptım. Deniz Ticaret Odası'nda da bu işin yıllarca mücadelesini verdim. Yeni bakanlar geldikçe bizden rapor isterler. Rapor hazırlamaya gerek yok, 10 senedir gündem değişmemiş, 20 yıldır vergi işini maliyecilere anlatamadık. Onun için Türklerin hem burada, hem de yurtdışında kendilerine ait tekneleri, yabancı

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=